Başörtüsü tartışması: Kılıçdaroğlu ve Erdoğan’ın çıkışları seçimlere dönük taktik hamle mi?

Ayşe Sayın, Ankara

Erdoğan ve Kılıçdaroğlu

Kaynak, Getty Images

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, geçen pazartesi akşamı soyal medya hesabından “geçmişte hataları bulunduğunu” söylediği başörtüsü mevzusunda “yasal güvence” çıkışının arkasından politika gündemi, seneler sonrasında bir kez daha “başörtüsü” tartışmasına kilitlendi.

İktidar kanadında “seçimlere dönük taktik hamle” olarak yorumlanan Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı, birçok parti yöneticisi ve milletvekili için de sürpriz oldu.

CHP Lideri’nin bu mevzuda atacağı adımı parti yetkili organlarında da paylaşmadığı; fazlaca yakın kurmaylarıyla iki aydır üstünde çalmış olduğu öğrenildi.

Sadece partinin “ulusalcı” tabanında hastalık yarabileceği ihtimali dile getirilse de Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı, CHP’lilerden destek buldu.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının arkasından meydana getirilen ilk yorumlar, “Erdoğan, meydanlarda, ‘CHP iktidar olursa başörtüsü yasağını tekrardan getirecek’ propagandası meydana getirecek. Aslına bakarsanız şimdiden bunun mesajlarını veriyor. Genel Başkan bu çıkışıyla, hem tutucu seçmene güvence verdi, hem de Erdoğan’ın elinden fazlaca mühim seçim malzemesini aldı” yorumları yapılıyor.

CHP Lideri’nin bu çıkışı, birçok partiliye bakılırsa sürpriz olsa da, 5-6 ay ilkin bazı hukukçu kurmaylarına “başörtüsü serbestisine yasal güvence” için neler yapılabileceği mevzusunda görüş sordurulmuş olduğu da kulislere yansıyan bilgilerden. 

Altılı Masa’da yer edinen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun ve Mutluluk Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun, seçmene AKP iktidarı döneminde elde edilmiş başta başörtüsü olmak suretiyle tutucu kesimlerin kazanımlarının korunacağına ilişkin bir güvence sunulması gerektiği yönündeki görüşleri dile getirmiş olduğu biliniyor.

O dönemde CHP kurmayları Kılıçdaroğlu’nun bu mevzuda informasyon istemesini, iki liderin ara sıra görüşmelerde bu mevzuyu dile getirmesi sebebiyle, “ne yapılabilir” arayışı olarak yorumladıklarını dile getiriyorlar.

Kılıçdaroğlu’nun yasal düzenleme çıkışının kendileri için de sürpriz bulunduğunu belirten bazı CHP’liler, “Genel başkan bu mevzuda ne yapılabilir diye sormuştu, fakat bu açıklamanın zamanlaması ve iyi mi bir düzenleme olacağı mevzusu tamamen kendi tasarrufu” bilgisini paylaştı.

Bu yüzden de Kılıçdaroğlu’nun Salı günkü grup toplantısını yapmış olduğu saatlerde, parti grup yöneticileri de ikisi yürütme olan üç maddelik yasa teklifini hazırlamak için yoğun bir mesai yapmış oldu.

Erdoğan MYK toplantısında öğrendi, strateji belirledi

Kılıçaroğlu’nun toplumsal medya hesabından izahat yapmış olduğu saatlerde ise Erdoğan, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısına başkanlık ediyordu. Toplantının sonunun geldiği saatlerde Kılıçdaroğlu’nun “başörtüsü çıkışı” üstüne Erdoğan kurmaylarını tekrardan biriktirerek strateji belirledi.

AKP kurmaylarına bakılırsa aslına bakarsak Erdoğan, 1 Ekim’de TBMM’nin yeni yasama yılı açılışında 2023 seçimlerinden sonrasında tekrardan iktidara geldiklerinde “sivil yeni anayasa” vaadini tekrarlarken, “Türkiye’yi vesayetin, darbelerin, baskıların, zulümlerin utancından; vatandaşlarımızı kökeni, inancı, mezhebi, meşrebi, kılık-kıyafet ve kültürü sebebiyle horlanmaktan birlikte kurtardık. Yeni Anayasa’yla, bu kazanımların ahdi temelini de olması ihtiyaç duyulan hale getirmek istiyoruz”  sözleriyle bir anlamda başörtüsüne “anayasal güvence” hedefine de dikkat çekmişti.

MYK toplantısında ağırlıklı görüş, başörtüsü serbestisinin önünde yasal engel olmadığı yönünde olmakla beraber, Kılıçdaroğlu’na karşı “el yükseltme” sonucu alındı ve kulislere yeni yasama yılının ilk grup toplantısında Erdoğan’ın “anayasal güvence” çıkışı yapabileceği duyumu yayıldı.

Erdoğan stratejisini, her ne kadar “yanlışlarını kabul etse de de Kılıçdaroğlu ve CHP’nin samimi olmadığını” gösterecek informasyon ve belgeleri kamuoyuna açıklamak üstüne kurdu.

“Başörtüsü diye bir sorun kalmadı”

Erdoğan, yeni yasama yılının ilk grup konuşmasına oldukça hazırlıklı geldi.  CHP ve Kılıçdaroğlu’nun 2008 Anayasa değişikliği dahil, başörtüsü karşıtı tutumuna işaret etmiş olduğu ve “video görselleri” ile desteklediği konuşmasında Erdoğan, hususi yaşamı ve iktidarında başörtüsü yasağına karşı verdikleri mücadeleyi söyledi. Kendi kızlarının da başörtüsü yasağı mağduru bulunduğunu belirten Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nu şimdi “günah çıkarmakla” suçladı; Türkiye’nin artık başörtüsü meselesi kalmadığını söylemiş oldu:

“Bugün Türkiye’nin gündeminde başörtüsü diye bir sorun, verdiğimiz savaşım yardımıyla artık kalmamıştır. İşin esasına bakılacak olursa genel anlamda kılık giyim, özelde de başörtüsü meselesi ne yasa ne de anayasa mevzusu olmaması ihtiyaç duyulan doğal bir haktır. Iyi mi başı açık bir hanım kardeşimizin yaşamın her alanında var olabilmesi için yasa ya da anayasa düzenlemesi gerekmiyorsa aynı durum başörtülü kardeşlerimiz için de geçerlidir.”

Aleviler için yeni adım

Erdoğan konuşmasında, Alevi yurttaşlar için de yeni bir adım atılacağının işaretini verdi:

“İnşallah Cuma günü Alevi kardeşlerimiz için yeni bir çalışmanın adımını atacağız. Bunların hastalıklı bir saplantı olan faşizmlerini her devirde boyayarak yapmak istedikleri kendi gizli saklı iktidarlarını sürdürmektir. CHP faşizmi, yoksulluktan, geri kalmışlıktan beslenir. Senin üst düzey yöneticilerin üniversitelerde ikna odaları kurmadılar mı? Kılıçdaroğlu’nun son teklifini de bu anlamda bir taktik adım olarak görüyorum.”

El yükseltti, anayasal güvence istedi

Kılıçdaroğlu’nun “taktik hamle” yaptığını korumak için çaba sarfeden Erdoğan, karşı hamleyle ve bir anlamda el yükselterek “anayasal güvence” önerisiyle karşı hamle yapmış oldu:

“Eğer bu zat, temel bir insan hakkı olan başörtüsü meselesini ülkenin gündeminden kati şekilde çıkarmakta samimiyse, eğer bu zat, gençlerimizin en büyük hassasiyetleri olan özgürlük alanlarından biri konumundaki bu meselenin ahdi temelini güçlendirme sözünün arkasındaysa… Gelin çözümü yasa değil Anayasa düzeyinde sağlayalım.

“Üstelik bu mevzuda elimizde, Cumhur İttifakı olarak başlattığımız girişimle, Meclisimizin 2008 senesinde ortaya koyduğu bir irade de mevcuttur. AK Parti ve MHP olarak o dönemde hazırlamış olduğumuz 5735 sayılı Anayasa değişikliği teklifini, kamuda emek vermeyi da kapsayacak şekilde, bu hususta aksi yönde düzenleme yapılamayacağı, uygulamaya gidilemeyeceği açık kaydıyla beraber tekrardan çıkartalım. Bundan dolayı bugün Meclis’te kolay çoğunlukla çıkan bir yasayla verilen hakkın, yarın bir başka Meclis denkleminde aynı şekilde alınabilmesi mümkündür. Meseleyi Anayasa düzeyine taşıdığımızda ise süreç bu kadar kolay yürüyemeyeceği için nispeten daha kalıcı, daha sağlam, daha muhkem bir iş ortaya çıkmış olacaktır. Böylece CHP’ye, 14 yıl sonrasında, üstündeki utanç lekelerinden en azından birini temizleme fırsatı vermiş de olacağız.

“Hatta bununla kalmayalım, kadının ve adamın birlikteliğinden oluşan aile kurumumuzu da güçlendirerek, geleceğimize güvenle bakmamızı sağlayacak ilave değişimler de yapalım.”

Hususi: Anayasayı çiğneyen anlayışla anayasa değiştirecek halimiz yok

Erdoğan’ın bu çağrısının derhal arkasından CHP Grup Başkanvekili Özgür Hususi, toplumsal medya hesabından “Meclis’e sunduğumuz kanun teklifimiz AKP’de hastalık yarattı. Desteklememek için Anayasa değişikliği önerip başka değişimler için fırsat kolluyorlar. Her gün Anayasayı çiğneyen bir anlayışla anayasa değiştirecek halimiz yok. Yeni Anayasa, yeni Meclis’in işi olacak” açıklaması yapmış oldu.

Hususi’in bu mesajı, Meclis kulislerinde “CHP’nin anayasa değişikliğine kapıyı kapattığı” şeklinde yorumlandı. Sadece kulislerde konuştuğumuz bazı CHP milletvekilleri, “bir tek başörtüsü ile sınırı olan olmak suretiyle” bir anayasa değişikliğine destek verilebileceğini dile getirdi.

Kılıçdaroğlu koşullu kapı araladı: Arkasından kurnaz bir ajanda çıkmazsa

CHP Lideri Kılıçdaroğlu da Hususi’den fazlaca kısa süre sonrasında twitterdan yapmış olduğu açıklamayla anayasa değişikliğine “koşullu” kapı araladı:

“Başörtülü hanımefendilerin hak ve özgürlüklerine ulaşması için önerdiğimiz bu kanuni zırhı sen destekle Erdoğan; eğer arkasında gene kurnaz bir ajanda çıkmazsa doğal ki Alevi yurttaşlarımız dahil, hak ve özgürlükler mevzusunda getireceğiniz öneriye her türlü desteği vermeye hazırız.”

Erdoğan’dan Bahçeli’ye ziyaret

Erdoğan’ın bu çıkışının arkasından gözler, dün meydana gelen grup toplantısında, başörtüsü problemininin 2008’de “414 milletvekilinin oyuyla çözüldüğünü” açıklayıp, yeni bir yasal yada anayasal değişikliğine gereksinim olmadığını söyleyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye çevrildi. 

Erdoğan, sürpriz bir hamle daha yaparak, MHP Lideri Bahçeli’yi mahalli saatle 16.00’da konutunda ziyaret etti ve ortalama 1 saat görüştü. Kulislerde Erdoğan’ın bu ziyareti, anayasa değişikliği için görüş alışverişi olarak yorumlandı.

MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül ise CHP’nin tutumunu samimi bulmadıklarını, şu anda Türkiye’de bir başörtüsü problemi olmadığını belirterek, Erdoğan’ın anayasa değişikliği teklifi karşısında CHP’nin “köşeye sıkıştığını” söylemiş oldu. Özgür Hususi’in, “anayasayı çiğneyenlerle anayasa değiştirecek halimiz yok” açıklamasını da eleştiren Bülbül, “Anayasayı çiğneyenlerle yasa çıkarmayı uygun görüyorsunuz da anayasa maddesinde değişim yapmayı niçin uygun görmüyorsunuz?” diye konuştu.

İYİ Parti kulisleri: Erdoğan’ın en iyi bilmiş olduğu yerden polemiğe girmenin faydası yok

CHP’nin önerisine HDP ile Altılı Masa’da yer edinen siyasal parti liderlerinin büyük kısmı destek verirken, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve parti yöneticileri sessiz kaldı.

İYİ Parti kulislerinde ise Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı daha fazlaca “seçim hamlesi” olarak yorumlanırken, bazı partililer Erdoğan’ın “en iyi bilmiş olduğu yerden polemiğe girmenin faydası olmayacağı” görüşü dile getirildi.

2008’de iyi mi bir değişim yapılmış oldu?

Erdoğan’ın grup konuşmasında dikkat çekmiş olduğu 2008’de, AKP ve MHP’nin verdiği teklifle, Anayasa’nın “Kanun önünde eşitlik” ilkesini düzenleyen 10 ve “Eğitim ve Tahsil Hakkı ve Ödevi”ni düzenleyen 42. maddesinde değişim yapılmış oldu.

10. maddeye, “Devlet organları ve yönetim makamları, tüm işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır” hükmü ilave edildikten sonra kılık giyim sebebiyle kamuda ayrımcılık yapılmaması hedeflendi.

42. maddeye de “Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yüksek tahsil hakkını kullanmaktan yoksun edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir” ibaresi ilave edildikten sonra, üniversitelerde başörtüsü serbestisinin yolu açıldı.

Sadece CHP’nin başvurusu üstüne Anayasa Mahkemesi, bu anayasa değişikliğini iptal etti. AKP hakkında oluşturulan kapatma davasında da bu değişim parti aleyhine kanıt olarak kullanıldı.

Yoruma kapalı.